♦ | Fermi Paradoksu | Uzaylı Komşularımız Nerelerde Olabilir | Evrende Olası Medeniyet Türleri

“İnsanoğlunun yapacakları hayal ettikleri ile sınırlıdır.”

Arthur C. Clarke

Dünya Dışı Yaşam Var mı? Derin uzayın bu sıra dışı hikayesinde dünya dışı yaşam olabilir mi sorusuna bilimsel anlamda yanıt anlatmaya çalışacağız…

Drake denklemi dünya dışı yaşam arayışında çok önemli bir denklemdir. Drake denklemi, medeniyetleri ve sayılarla açıklayarak bu konudaki düşünceleri daha da anlaşılır hale getirir. 

Fizikçi Enrico Fermi bir gün şu soruyu sordu; “Where is everybody?” Türkçe de “Herkes Nerede” demek.

Bilinen Evren’imiz 13.8 milyar yıl yaşında, Galaksi’miz yaklaşık 11 milyar yıl yaşında, Güneş’imiz 5.5 milyar yıl yaşında ve Dünya’mız da 4.5 milyar yıl yaşında. Hayat 3.7 milyar yıldır var ve gelişmiş insan 250 bin yıldır var.

Kısacası bize göre insan ömrünü düşünürsek galaksimiz 11 milyar yıldır burada ve bizden yaklaşık 7 milyar yıl daha yaşlı.

Fizikçi enriko fermi de bu 7 milyar yıllık süreyi göz önüne alarak uzayda herkes nerede diye sormuş.

Ayrıca “Başka gezegenelerde yaşam var mı?” sorusuna cevap verebilmek için seti adında bir oluşum bulunuyor.  Bu oluşumun mimarı ise Frank Drake’dir. Başka bir ifadeyle 1961 Yılında Franke Drake tarafından geliştirilen Drake Denklemi, galaksimizde ne kadar zeki ve iletişim kurabilen uygarlık olabileceğinin belirlenmesiyle ilgili faktörleri içerir.

Denklem: N= N*. fp. ne. fl. fi. fc. fL

bu denklemde ” N ” Galaksimizdeki zeki ve iletişim kurabilen uygarlıkların sayısıdır.

N* ” Galaksimizdeki yıldız sayısını temsil eder.

fp” Etrafında gezegen olan yıldız oranıdır.

ne” Yıldız başına düşen yaşam içeren gezegen sayısıdır.

fl” ne’deki gezegenler içinde evrimleşmiş yaşama sahip olan gezegen oranıdır.

fi” fl’deki gezegenler içinde zeki hayat olan yerlerin oranıdır.

fc’ fi’nin iletişim kurabilen kısmıdır

fL” Gezegen üzerinde iletişim kurabilen medeniyetlerin yaşadığı zaman süresidir.

Belki de diyebiliriz ki matematiksel olarak “kaç adet akıllı canlı var” sorusunun cevabını veren formülümüz var ancak bunun değerlerini bilmiyoruz.

Yani kaç tane medeniyetle bağlantı kurduk, kaç tane dünya gibi gezegen var değişkenlerinin cevabı yok. Ancak şu an için kepler uzay teleskobu bu soruya yanıt arıyor.

Kısacası Fermi paradoksu olarakda bilinen bu durum çok karmaşık….

Yakın gelecekte görünen komşu galaksilerimize, günümüz koşullarında asla ulaşamayacağız. Nedeni ise evren genişliyor ve galaksiler sürekli uzaklaşıyorlar. Fermi Paradoksu için galaksimizi göz önünde bulundurmamız gerekiyor.

Galaksimizde ortalama 450 milyar yıldız bulunuyor. 450 milyar yıldız’ın yaklaşık 25-30 milyarının güneş benzeri olduğu tahmin ediliyor. Bu güneşlerin de gezegenlerin sayıları  trilyonu bulunuyor. Kısacası dünyamızın benzeri olma olasılığı bir tabirle hayali çok gerçekçi… 1 trilyon dünya gibi gezegen olsa %0.01’i bile binlerce hayat dolu gezegen anlamına gelir. Bu rakam sadece galaksimiz için geçerli…  

Fermi paradoksuna göre burada medeniyet sınıflandırması devreye giriyor. Bilimde üç adet medeniyet mevcut ve bu formülize edilmiş durumda. Bu Kardashev Skalası olarak bilinir. Carl Sagana göre Kardashev Skalası basit ancak etkili bir temele dayanıyor. Bu formülde bir medeniyetin kontrol altında tutabildiği güç watt türünden o medeniyetin derecesini gösteriyor. Nikolai Kardashev, 1964 yılında yazdığı Kardashev cetvelinde, olası Dünya dışı medeniyetleri ürettikleri enerji miktarına göre çeşitli tiplere ayırmıştı, kendisinden sonra gelen bilim insanları da bu medeniyet tiplerine çeşitli düzenlemeler getirmişti. Konuya biraz daha detaylı bakacak olursak;

ilk motorlu hava taşıtı, yani ilk uçak 120 yıl kadar önce uçtu, ilk uzay uçuşları yapılalı ise 70 yıl kadar oldu. Sadece birkaç on yıldır uzaya teleskop gönderiyoruz ve radyo teleskopları kullanıyoruz. Son 140 yılda ilk ampulü yakmaktan, günümüzde füzyona, nano-teknolojiye ve derin uzay robotlarına kadar yol kat ettik. Peki bizden 200 yıl yada 20 bin yıl ya da iki milyon yıl daha gelişmiş bir uygarlık nasıl olurdu?

Bir kısmı spekülasyonlardan ibaret olsa da kuantum alan teorisi, genel görelilik ve termodinamik gibi fizik kanunları sayesinde fikirlerimize alt ve üst limitler konulabiliyor. Hemen hemen Her gün yeni gezegenlerin keşfedilmesi ve önümüzdeki yıllarda hayal edemediğimiz kadar hassas ekipmanlar ile bu gezegenlerin teker teker inceleneceğini düşünecek olursak, dünya dışı bir uygarlığın izlerini keşfetmemiz her zamankinden daha olası. Bu nedenle insanlığın gelecekte neyle karşılaşacağına ilişkin spekülasyonlara da ihtiyacı var gibi görünüyor….

Ancak ortada bir gerçek var keşfedilebilecek olası her medeniyetin fizyolojileri, kültürleri ve teknolojileri bizden ne kadar farklı olsa da atom-altı parçacıklardan galaksi gruplarına kadar her şeyi açıklayan fizik kanunlarına bağlı olacaklardır… Eğer konuyla ilgiliyseniz çok daha fazlasını videomuzdan izleyebilirsiniz…İyi seyirler…

(Visited 53 times, 1 visits today)

Bunlar da İlginizi Çekebilir.

YORUM EKLEYİN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir